UŞAK’TA RÜŞVET DEPREMİ: CHP’Lİ ÖZKAN YALIM’IN İHRAÇ KARARIYLA SİSTEMİN KİRLİ ÇARKLARI DAĞILDI!

MAKALE METNİ: Hani her fırsatta "temiz siyaset, şeffaf yönetim" diyerek meydanlarda dürüstlük abidesi kesilen, fildişi kulelerinden halka ahlak dersi veren o kibirli masabaşı aristokratları vardı ya? Meğer Uşak Belediyesi’nin o parıltılı kapılarının arkasında dönen rüşvet ve ihale tezgahları, takke düşüp kel görününce bizzat kendi kurdukları sistemin çarkları tarafından yutulmak zorunda kalınmış. CHP Yüksek Disiplin Kurulu’nun Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında verdiği oy birliğiyle kesin ihraç kararı, parti içinde yıllardır sümen altı edilen o pis kokulu yolsuzluk sarmalının artık gizlenemeyecek boyuta ulaştığının en somut itirafıdır.

Sahi, tüzük ihlali ve rüşvet soruşturmasının perde arkasında biriken o milyarlık ihale usulsüzlükleri ayyuka çıkarken, düne kadar bu adamı yere göğe sığdıramayan genel merkez aristokratları şimdi hangi yüzle "temizlik" nutukları atıyor? Yolsuzluk iddiaları yerel yönetimi ve genel merkezi adeta bir bataklık gibi içine çekerken, koltuğu korumak adına hangi kapalı kapılar ardında ne gibi pazarlıklar yapıldı da nihayetinde bu ihraç kaçınılmaz bir "kurban etme" operasyonuna dönüştü? Sadece kurumsal bir disiplin süreci izlediğini sanan tabandaki o saf piyonlar, statükonun kendi pisliğini örtbas etmek ve yaklaşan seçim dalgasında halkın öfkesini dindirmek için Özgür Özel ve ekibinin nasıl bir yapay tasfiye tiyatrosu sahnelediğini ne zaman idrak edecek?

Bizim vizyonsuz konfor düşkünleri, bu kurumsal ihraç hamlesini parti içi "zorunlu temizlik" diye yutturmaya çalışırken, rüşvet çarklarının ulaştığı hiyerarşik bağların ucu kendi koltuklarına dokunur diye mi ödleri kopuyor, yoksa bu da mı bir üst aklın imaj kurtarma siparişi? Anadolu insanının hakkını, hukukunu ihalelerle, rüşvet kaparolarıyla küresel foncuların pazarlığına meze edenlerin bu iki yüzlü oyunu, Bülent Taşgın’ın deşifre masasında tuzla buz olmaya mahkumdur; kamuoyu vicdanı bu kirli çarkların hesabını elbet soracaktır.