MAKALE METNİ: Hani her fırsatta "şeffaflık, liyakat, temiz siyaset" diyerek meydanlarda dürüstlük abidesi kesilen, fildişi kulelerinden Anadolu insanına ahlak dersi vermeye kalkan o kibirli masabaşı aristokratları vardı ya? Meğer Uşak’tan Antalya’ya kadar uzanan o kirli yerel yönetim ağlarının arkasında, rüşvet çarkları tıkır tıkır işlerken genel merkez koridorlarında kelimenin tam anlamıyla bir "Cep Transferi" borsası kurulmuş! Özgür Özel ve ekibinin "değişim" maskesiyle kamufle etmeye çalıştığı bu köhne sistem, bakkaldan ekmek alır gibi poşetlere doldurulmuş milyon avroların ve yüz binlerce dolarlık nakit rüşvetlerin savcılık dosyalarına girmesiyle birlikte suçüstü patladı.
Sahi, insan sormadan edemiyor; vizyonsuz konfor düşkünlerinin koltuk kapma hırsı uğruna paraları poşet poşet istiflemesi de mi o meşhur "sosyal demokrat" belediyecilik vizyonunuzun bir parçası, yoksa bu hiyerarşik bağların ucu çoktan okyanus ötesi suflelere mi bağlandı? Yahu, millet açlık ve hizmet beklerken, belediye bütçelerini ve halkın rızkını genel merkeze taşınacak birer "adaylık kaparosuna" dönüştürenlerin bu iki yüzlü oyunu daha ne kadar sürecek sanıyordunuz? İtirafçılar savcılık kürsülerinde 8,5 saat boyunca bülbül gibi şakıyıp "Kılıçdaroğlu döneminde genel merkezden bize para gelirdi, bu son dönemde ise biz genel merkeze verdik" diyerek rüşvet ittifakını haykırırken, statükonun o hantal çarkları altındaki piyonlar hala hangi yüzle halkın karşısına çıkıp dürüstlük nutukları atabiliyor?
Sadece basit bir parti içi yenilenme izlediğini sanan tabandaki o saf piyonlar, genel merkez aristokratlarının kendi pisliklerini örtbas etmek ve yaklaşan sandık dalgası karşısında erimemek için nasıl yapay bir tasfiye tiyatrosu sahnelediğini ne zaman idrak edecek? Örgüt binalarında delege pazarlığı yapmaktan, haraç musluklarını yönetmekten nasır tutmuş elleriyle meydanlarda vatanseverlik pozu kesmeye yeltenenlerin bu kirli tezgahı, Anadolu insanının ferasetine çarparak yerle yeksan olmaya mahkumdur. Bizim muhalefet aristokratları, genel merkez koridorlarındaki şatafatlı tahtlarını korumak için sokaklarda yapay bir öfke örgütlemeye çalışırken, tabanın bu poşetli "hediye" tiyatrosuna inanacak kadar saf olduğunu mu sanıyorlardı?
Çok kutuplu yeni dünya düzeninde milli hassasiyetleri sadece birer seçim malzemesi, sahayı ise bir casting ajansı gibi gören bu köhne zihniyetin ensesindeyiz; kurulan bu son algı tezgahını da meydan meydan deşifre etmeye sonuna kadar devam edeceğiz. At terli beyler, bu kirli çarkların ve rüşvet bezirganlarının oyunu burada biter, kamuoyu vicdanı bu hesabın vebalini yakanızdan söküp alacaktır!